Gezi Parkı Odaklı Gelişmeler
Başbakan Yardımcısı Bozdağ:
-”Eğer Türkiye’de otoriter yönetim olsaydı bu eylemleri yapmayı birileri akıllarından dahi geçiremezdi. Bugün sanal medyada provokatörlük yapanların, iftira atanların elleri o tuşlara bile varmazdı”
-”Bunları yöneten bir aklın olmadığını söylemek, ‘kendilerince bir araya geldiler’ demek biraz safdillik olur. Bunu herkesin görmesi lazım”
-”Yaşam tarzına müdahale edildiği iftirasını yayanlar ellerini vicdanlarına koysunlar.Recep Tayyip Erdoğan, belediye başkanlığı yaptığı dönemde İstanbul’da insanların yaşam tarzına müdahale eden şu icraatı yaptı, şu adımı attı bir tane örnek göstersinler”
Bozdağ, Tv8′de yayımlanan “Erkan Tan’la Başkentten” programına konuk oldu. Burada sunucunun yönelttiği ve izleyicilerden gelen soruları yanıtlayan Bozdağ,Taksim Gezi Parkı odaklı olaylarda CHP’nin tavrını eleştirerek, CHP’nin 1950′den sonra normal bir seçimle iktidar olamadığını söyledi.
“CHP iktidarını hep başkalarına bağlamıştır. Millette iktidar aramamıştır” diyen Bozdağ, AK Parti’nin ise Türkiye’de gerçek anlamda millet iktidarını egemen kıldığını belirtti.
CHP’nin Cumhuriyet Mitinglerini yaparken amacının başka olduğunu, ancak elde edemediğini ifade eden Bozdağ, şöyle konuştu:
“Cumhuriyet Mitinglerini kim yapıyorsa, o zaman fotoğrafın içinde kimler varsa, şimdi bu olaylara ilişkin fotoğrafı alın koyun içinde aynıları var. İşçi Partisi var mıydı fotoğrafın içinde? Vardı. CHP var mıydı? Vardı. DSP var mıydı? Vardı. Şimdi baktığınızda başka partilere geçseler de aynı ekip var mı? Var. DİSK var mıydı? Vardı. KESK var mıydı? Vardı. Ulusalcılar var mıydı? Vardı. İllegal marjinal gruplar var mıydı? Vardı. Bunların hepsi yine var. Cumhuriyet Mitinglerinin farklı bir provası.
O zaman il il gezdiler, başka bir takım şeyler yaptılar. Orduyu göreve çağıran anlayışlar yaptılar. Netice alamadılar. Şimdi burada farklı bir organizasyon var. ‘Bu siyasi bir olay değil, bu bir halk hareketi’ görüntüsü vermek için başka bir versiyonu aynı ekiple senaristleri, oyuncuları, yönetmenleri aynı ortaya koydular. ve uluslararası işbirliğiyle de.”
“Eğer Türkiye’de otoriter yönetim olsaydı bu eylemleri yapmayı birileri akıllarından dahi geçiremezdi. Bugün sanal medyada provokatörlük yapanların, iftira atanların elleri o tuşlara bile varmazdı” diyen Bozdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Eylem yapanların hepsi için demiyorum büyük bir kısmı, demokratik olgunluk sınırları içerisinde tepki göstermemiş olsa bile, Türkiye’de bunun 19-20 gün sürmüş olması, parkta ve kamuya açık yollarda dahi Anayasa “eylem yapılamaz” kuralı ortaya koymuş olmasına rağmen hükümetin, polisin bu eylemlerin sağlıklı bir şekilde olması konusunda bugüne kadar bunun devam etmiş olması Türkiye’deki demokratik olgunluğu gösterir.”
-”10 yılda 7 kez halkın iradesine müracaat edilir mi?”
Başbakan Erdoğan’ın Gezi Parkı’ndaki eylemlerin sona erdirilmesi için TaksimPlatformu temsilcileri ve bazı sanatçılarla görüşerek onların görüşlerini aldığını anımsatan Bozdağ, şunları söyledi:
“Eğer bir diktatörlük olsaydı bunların herhangi birisi yapılabilir miydi? Arkasından Sayın Başbakan şunu söyledi; ’Eğer mahkeme (yapılmasın) derse biz yapmayacağız. Eğer mahkeme (yapılmasında bir sakınca yoktur) derse de biz buna rağmen halk oylamasına gideceğiz’. Hangi diktatör veya otoriter yönetim ‘ben mahkeme kararı yapmayın derse ona uyacağım, velevki mahkeme benim dediğim gibi karar verse bile halka soracağım’ der. Böyle bir şeyi söyleyen lidere ‘diktatör’ demek, bu iftirayı atmak ve ‘otoriter bir yönetim sahibi’ demek, vicdan sahibi bunu yapmaz.”
Türkiye’de 2002′nin 3 Kasım’ından itibaren 3 genel seçim, 2 yerel seçim ve 2′de halk oylaması yapıldığını hatırlatan Bozdağ, “Diktatör olan bir ülkede, diktatörlükle yönetilen bir ülkede 10 sene içerisinde 7 defa halkın iradesine müracaat edilir mi? Her defasında da vatandaş yapılanları takdir eder mi?” dedi.
-”Sloganlar, pankartlar ve eylem tarzları aynı”
Bozdağ, demokrasilerde iktidarın el değiştirdiği tek yerin seçim sandığı olduğunu veseçimlerin olmadığı bir ülkede demokrasiden bahsedilemeyeceğini dile getirerek, iktidara gelmenin de iktidardan gitmenin de seçimlerle gerçekleşmesinin, demokrasinin vazgeçilmez ana koşulu olduğunu söyledi.
Taksim Gezi Parkı’ndaki olayların gerekçesinin, kesildiği iddia edilen ağaçlar olduğunu anımsatan Bozdağ, olayların diğer illere yayılmasını normal bulmadığını ve Gezi Parkı’nda yaşananların Ankara ve diğer illerdeki olaylarla ilgisinin bulunmadığını bildirdi.
Ağaçların kesilmesinin ya da sökülerek başka yere dikilmesinin sadece Gezi Parkı’nda yaşanan bir durum olmadığını vurgulayan Bozdağ, “Çankaya Belediyesi, İzmir Belediyesi, Eskişehir Belediyesi yol ya da başka çalışmalar yaparken hiç mi ağaç sökmedi, hiç mi ağaç kesmedi?” diye sordu.
Olayların eş zamanlı birçok ilde gelişmesine, kullanılan pankart, slogan, flama ve buralarda yazılanlar ile eylem tarzlarının birbirine benzediğine dikkati çeken Bozdağ, şöyle konuştu:
“Aynı anda İzmir’de aynı anda Paris’te. Bir baba bile kendi evindeki çocuklarını böyle birlikte hareket ettiremiyor da bu kadar büyük bir yapı birlikte hareket ettirilebiliyorsa, bunları yöneten bir aklın olmadığını söylemek, kendilerince bir araya geldiler demek biraz safdillik olur. Bunu herkesin görmesi lazım.”
-”Hayat tarzına müdahale örneği göstersinler”
Bozdağ, AK Parti’nin kimsenin yaşam tarzına karışmadığını, yaşam tarzlarına saygılı bir iktidar olduğunun altını çizerek, “Yaşam tarzına müdahale edildiği iftirasını yayanlar, ellerini vicdanlarına koysunlar. Recep Tayyip Erdoğan belediye başkanlığı yaptığı dönemde İstanbul’da insanların yaşam tarzına müdahale eden şu icraatı yaptı, şu adımı attı bir tane örnek göstersinler. O zaman biz diyelim ki ‘haklısınız’ veya ‘o öyle değil böyle’ cevabını verelim” dedi.
Bir kesimin, insanların etek boyuna ya da başörtüsü takıp takmamasına karıştıklarına dair toplumda korku yaymak için kendilerine iftiralar attığını ifade eden Bozdağ, şunları kaydetti:
“Diktatör iftirasını, otoriter yönetim iftirasını, mahalle baskısı iftirasını, Türkiyeİranlaşıyor iftiralarını onlar çıkartılar. Biz 11 yıldır iktidarız. Allah aşkına bizim uyguladığımız, hükümete istinat edebilecek, bize oy vermiş olanların bir tane mahalle başkısı örneğini, hayat tarzı müdahale örneğini çıkıp göstersinler. Yok böyle bir örnek ama bir belediye başkanımızın başörtülü gelinine ve başörtüsüne saldırıyorlar hakaret ediyorlar. Hayat tarzına müdahale budur.” - Ankara
Doğan: Yerel Seçimlerde Aday Olabilirim.
Nihat Doğan: Yerel Seçimlerde Aday Olabilirim.
O Türkiye’nin gelmiş geçmiş en medyatik sanatçılarından birisi. Hemen hemen herşeyin altından çıkan, birçok projede ses getirecek açıklamalar yapan, yeri geldiğinde Chavezin cenazinde yer alan, yeri geldiğinde survivor yarışmasında bulunan Nihat Doğan, 2014 yılında yapılacak olan yerel seçimler de 2 partiden adaylık teklifi aldığını iddaa etti. Bu iddaa http://www.yerelsecim.gen.tr/ sitesinde hemen duyruldu.
Nihat Doğan, ileride bir gün mutlaka siyaset yapmak istiyorum, fakat o gün bugün değil, herşeyin zamanı var, zamanı geldiğinde bende yerel seçimlerde aday olacağım, yada milletvekili adayı olacağım. Çünkü halkım beni çok seviyor, bende bu sevgiyi karşılıksız bırakmamak için, onları en iyi şekilde temsil etmeliyim. Ben her türlü sosyal projede yer almaktan dolayı çok mutluyum, yeri geldiğinde mavi marmara için venezualaya bile gittim.
2013 Escort Çizme Modelleri
2013 Escort Çizme Modelleri
Ayakkabı dünyasında yeni sezona uygun olarak hazırlanan 2013 Çizme Modelleri vitrinlerdeki yerini almış durumdadır. Çizme modelleri seksi bir mini eteğin altına giyilen seksi çizmelerden oluşmaktadır. Bu tarz giyimleri işleri gereği escort bayanlar yapmaktadır. Bu nedenle kaliteli çizme modellerine dikkat çeken istanbul escort bayan lar özellikle elbise veya kıyafetlerine uyumlu çizme modellerini tercih etmektedir.
2013 Çizme Modelleri ile aradığınız her çeşit çizmeleri mağazalarda kolaylıkla bulabilirsiniz. Aslında Escort Bayan olarak gittiğiniz bir mağazada çizme modellerini istediğinizde sizlere en kaliteli ve şık çizme modellerini göstererek sunum yapacaklardır. Escort bayan olarak hizmet verilen bu sektörde ilgi görmek için seksi olmak gerektiği için moda dünyasını yakından takip etmek gerekmektedir.
Dizel mi benzinli mi?
Son yıllarda tanıdık tanımadık otomobil satın almak isteyen herkes, \’dizel\’ almak istediğini söylüyor. Bunun nedenini anlamak zor değil, çünkü dizel araçlar, benzinli araçlara göre daha az yakıt tüketiyor. Ancak hemen herkesin unuttuğu ya da hesaba katmayı akıl etmediği bir gerçek var. Evet dizel motorlu araçlar, aynı sınıftaki benzinli araçlara göre daha az tüketiyorlar. Buna karşın dizel motorlu bir araç satın alırken, kompakt olarak adlandırılan ve ülkemizde en çok satılan otomobillerin yer aldığı sınıfta 7 bin ile 15 bin TL arasında daha pahalı oluyor.
SATIN ALIRKEN KÂR EDİN
Eğer yılda yapılan yol uzunluğu 50 bin kilometrenin üzerine çıkıyorsa bu farkı göze almak elbette mantıklı.
Ama ülkemizde yılda yapılan yolun ortalama 12-15 bin kilometre olduğu düşünülürse, baz donanımlı bir dizel otomobile 57 bin 900 TL vermek yerine yine aynı donanım seviyesi ve beygir gücündeki, aynı markanın ve modelin benzinli motoru olan versiyonunu 43 bin 800 TL\’ye almak çok daha mantıklı olur.
DONANIM PAHALIDIR
Donanımı bırakıp yakıtı bedavaya getirin!
İstatistikler gösteriyor ki, otomobil sahipleri ekstra para verip satın aldığı halde, pek çok donanımı hiç kullanmıyor. Bu örnek için son günlerin popüler otomobili Renault Clio\’yu seçtik. Baz fiyatı 30 bin 300 TL olan 1.2 litre motorlu 75 beygirlik aracın, donanımlı versiyonu 6 bin TL daha pahalı. Bu otomobili satın almanız halinde edeceğiniz 6 bin TL tasarrufla tam 21 bin 700 kilometre yol yapacak benzin alabilirsiniz!
İKİNCİ EL ZAMAN İSTER
Kullanılmış otomobil için daha fazla zaman ayırın
Sıfır kilometre bir otomobil satın almak daha çok bütçeyle ilgilidir. Karar verir alırsınız. Ama konu ikinci el otomobil olduğunda buna bir de \’zaman\’ı eklemeniz gerekir. Çünkü eğer yeterince zaman ayırmaz ve araştırmazsanız, piyasada bolca bulunan dışı çok temiz ama içten çürümüş ya da kilometresi düşürülmüş araçlardan birinin sahibi olabilirsiniz. Dizimizin bir gününü ikinci el satın alırken nelere dikkat etmeniz gerektiğine ayırdık, kaçırmayın.
Alışverişi ay sonu yapmak pazarlık gücünüzü artırır
Ay sonları, hatta bazı durumlarda hafta sonları ve geleneksel olarak da sene sonları, tüketicilerin satıcılara karşı ellerinin çok güçlü olduğu alışveriş günleridir. Bu tarihlerde bazı satıcılar nakit ihtiyacı içinde olabilecekleri için liste fiyatlarının altına inebilir ve büyük indirimler sunabilirler. Tabii bu durumda elinizdeki nakdin gücünün de belirleyici olacağını hesap etmeniz gerekiyor. Unutmamanız gereken bir diğer konu ise mutlaka aynı otomobil için birden fazla bayiden fiyat istemek olmalıdır.
FORD MONDEO 55 BİN 510 TL
Orta sınıf bir otomobil kullanmak istiyor ve sunulan optimum donanımı da tatminkâr buluyorsanız, Ford\’un Trend donanımlı 1.6 litre motorlu 120 beygirlik Mondeo modelini bir alt segmentteki Focus\’la aynı fiyata alabilirsiniz.
FORD FOCUS 55 BİN 270 TL
Boyu daha küçük ama çok daha zengin donanım paketi Titanium\’a sahip olan kompakt sınıftaki Focus\’un, ağabeyi Mondeo ile aynı paraya satılan 1.6 litrelik 125 beygirlik versiyonu boy farkını donanım ve motorla kapatıyor.
Büyük her zaman DAHA PAHALI DEĞİL
Ford Focus ile Mondeo örneğinde gösterilen türde yakın fiyatlar, Jetta-Passat, Astra-Insignia gibi modellerde de olabiliyor. Karar vermeden önce fiyatları mutlaka karşılaştırın.
Kalbinizi dinleyin ama daha ucuzu her zaman var!
Otomobil gönülle alınır. 25 yıla varan otomobil yazarlığım süresince, \”Şu otomobili çok beğeniyorum, alayım mı?\” diye soran dostlarımın neredeyse tamamının, aslında \”Almaya karar verdim, sen de bana onay ver\” demek istediğini gördüm. Kişisel kullanımı için otomobil satın almak üzere yola çıkan herkes, satın alacağı otomobilin, kendisinden çok eş dostun, komşunun, iş arkadaşlarının hoşuna gitmesini istiyor çünkü. Mantık ise sadece şirketler filo alımı yaparken devreye giriyor. Beğendiğiniz bir otomobil ve satın alma gücünüz de varsa, gidip alın. Ama, nasılsa kredi geri ödemesi 500 TL diyerek aldığınız otomobilin, yakıt, bakım-servis, kasko, zorunlu sigorta, köprü ve otoyol, lastik, otopark, öngörülemeyen trafik cezaları da hesaplandığında aylık masrafının 1000 TL\’nin üzerine çıkabileceğini de unutmayın. Otomobiliniz olduğu halde, işe otobüsle gitmek istemiyorsanız 4 gün sürece bu dizimizi okumanızı öneririm.
14 BİN TL FAZLA VERMEYE DEĞER Mİ
105 beygir 1.6 litre dizel araç fiyatı – 57 bin 900 TL
105 beygir 1.2 litre benzinli araç fiyatı – 43 bin 800 TL
Fiyat farkı – 14 bin 100 TL
Benzin litre fiyatı – 4.6 TL
14 bin 100 TL\’ye 3065 litre benzin alınır
Yılda ortalama 15 bin km yol yapan ve 100 km\’de 7.5 litre tüketen benzinli araç bu kadar benzini üç sene boyunca kullanır. Yılda 75 bin km yol yapılması halinde ise dizel araç satın almak mantıklı olur.
Hakan Özenen
Ispartakule 3 alışveriş merkeziyle geldi!
Mimar Esin Tümer değerlendiriyor!
Ispartakule’de yeni bir kent parçası olarak planlanıyor. Bölge şu an pek çok firmanın merceği altında. Oldukça geniş kent parçasının en önemli avantajları; eğitim, sağlık gibi kent ölçeğindeki yatırımların planlama çerçevesinde yeni ve son teknolojik altyapılar ile planlanması, bölge için planlanan yeni ulaşım hatları, yıpranmış ve eski kent dokusundan bağımsız araziler olarak özetlenebilir. Kısaca 3. boyutta çizimleri gösterilerek satışları yapılan projeler içinde gerçeğe en yakın sonucu Ispartakule mevkiinde bulabilirsiniz.
BÖLGENİN İLK BÜYÜK ALIŞVERİŞ MERKEZİ
İyi kent planlamaları yapıldığı sürece Ispartakule bölgesi yeni bir yaşam alanı olarak gelecek vaat ediyor. Firmaların birbiri ardına projelerini gerçekleştirdiği bölgede zor olan ise bunca proje arasında fark yaratabilmek. Ispartakule 1 ve 2’de toplam 715 konutta satışlar tamamlanmış yaşam başlamış durumda. 644 konut ileIspartakule 3’te de yaşam bu yıl ekim ayında başlıyor. On ay gibi kısa bir sürede evleri sahiplerine teslim eden firmanın bir diğer yatırımı ise bölgeye alışveriş ve yapı market gibi birimleri kazandırması. Bu nedenle Ispartakule 3’te; 12 ticari ünite, bir saat kulesi içeren insan ölçeğinde kütlesel kararları ile kent çarşısını anımsatan bir alışveriş bloku inşa edilmiş. SadeceIspartakule 3’ün değil, bölgenin buluşma merkezi olabilecek nitelikteki bu alışveriş merkezi aynı zamanda markalara ev sahipliği yapabilecek nitelikte. Güney cepheye açık yerleştirilen konut bloklarının, alışveriş merkezi ile ilişkisi de başarılı. Bölgeye hitap edecek alışveriş merkezinin giriş ve otopark çözümleri, toplu konut bölgesinin mahremiyetini bozmayacak şekilde planlanmış. bozulmamış. On ay gibi bir sürede yatırımcıların evlerine kazandıracağı ilk alışveriş merkezini de kapsaması.
GENÇ ODASI MUTFAK
Sağlı sollu mutfak dolapları ile fonksiyonel bir mutfak. Masa koyabileceğiniz büyüklükteki balkon mekânı havalandırma ve aydınlık anlamında rahatlatıyor. EBE VEY N ODA SI Özel banyo hacmi bulunmakta. Giyinme nişi yerine büyük bir gardıroba yer verilmiş. Zemin lamine parke, duvarlar alçı sıva üzeri plastik boya. Yatak, çalışma masası ve dolap ile kullanışlı büyüklükte bir hacim sunuluyor. Salonlarda zemine inen pencere boyutları çocuk odalarında parapet üstünden başlıyor.
RAKAMLARLA ISPARTAKULE 3
Toplam 40.476 metrekare arazi üzerinde, 6 blok, 644 adet konut ve 12 ticari ünite içeren yaklaşık 12.000 metrekarelik alışveriş merkezi. Konutlar için 141, alışveriş merkezi için 79 açık otopark, her daireye 1 adet, alışveriş merkezine 125 adet kapalı otopark. 1 açık, 1 kapalı havuz ve 1 gölet. SATIŞA DAHİL Yüzde 65 oranında satışların yapıldığı belirtilen projede; salon net kat yüksekliği 2 metre 78 cm. Dışarıdan mantolamalı kabukta şeffaf yüzeyler geniş. Pay ölçerli merkezi sistem doğalgazlı radyatör tipi ısıtma sistemi var. İki adet split klima altyapısı ile soğutuluyor. Mutfaklarda buzdolabı hariç tüm ankastreler, antre ve koridorlarda birinci sınıf dolaplar, yer yer ışık ve perde bantları için kullanılan asma tavanlar satışa dahil.
EVLERİN VAZGEÇİLMEZİ: DOLAP HACİMLERİ
Projenin salon ve oda birimleri çok geniş olmamakla birlikte mekânları işlevsel hale getirecek dolap hacimleri oldukça iyi. Antredeki dolap hacmi ve koridorda yer alan çamaşır, kurutma makinesi ve ütü masası dahil tüm servis hizmetlerini toparlayan dolaplar ev hanımları için daireleri cazip kılıyor.
SAAT KULESİNE GÖRE ADRES TARİFİ
Ispartakule 3, bir avlu çevresinde zemin artı 29 kattan oluşan iki kule ve zemin artı 13-14 kattan oluşan dört apartman blokundan oluşuyor. Yüksek bloklar; çocuklu aileler (4+1 ve 3+1) diğer bloklar ise genç kitleye (1+1 ve 2+1) hitap ediyor. Saat kulesi yeni yerleşkedeki mirengi noktalarından biri olacak.
Tagboard: Yoğun bilgi akışına etiket tabanlı filtreleme
Twitter’ı 140 karakterlik damlalardan oluşan coşkun bir akarsu olarak tanımlamak sanırım yanlış olmaz. Ancak Twitter’ın bu yoğun bilgi akışından istediklerimizi bize düzgün bir şekilde sunduğunu söylemek epey zor. Tagboard.com da işte bu noktada yardıma koşuyor. (Bkz bir diğeri: Storify)
Etiket tabanlı bir arama motoru olarak iş gören TagBoard, içerikleri sunarken Pinterest’e benziyor. Sonuç sayfasında görseller daha fazla dikkat çekerken Twitter’ın yanısıra Instagram, Facebook ve Twitter’ın reklamsız rakibi App.net‘ten de sonuçlar çekildiğini belirtmeden geçmeyeyim.

Tagboard, sizin açıp giriş yaptığınız etiketler için tagboard.com/eticaret13 ve tgb.io/eticaret13 gibi akılda kalıcı bağlantılar da veriyor. Bu etiket sayfasına bir profil resmi ve sitenize bağlantı ekleyebiliyorsunuz. Eğer sosyal profillerinizden biriyle giriş yaptıysanız hızlıca Tagboard üzerinden paylaşımlara cevap verebiliyor, etkileşime dahil olabiliyorsunuz.

Yeni (ve yalın) bir girişim niteliğindeki Tagboard’un eksikleri var ama takip etmek istediğiniz içerikler için Twitter’dan iyi bir sunum yaptığı kesin. Tasarımın her ekrana uygun programlanması yani ‘responsive’ olması da ayrı bir kolaylık sunuyor. Safari ve Chrome için Tagboard eklentileri de geliştirilmiş.
Şu anda tamamen ücretsiz olan Tagboard, ücretli üyelik modeli için açılan talep formunda görüldüğü üzere içerik filtrelemesinden API erişimine kadar uzanan bir çok yeniliğin planını yapmış bile. Aklınızda bulunsun, gelecek Webrazzi etkinliğinde işinize yarayabilir. ![]()
Twitter, Firefox OS uygulamasını duyurdu
Barcelona’da gerçekleştirilen Mobile World Congress tüm hızıyla devam ediyor ve dün, sizler için Mozilla’nın mobil işletim sistemi Firefox OS’in ön incelemesini gerçekleştirmiştik.
Mozilla, dünya üzerindeki 18 operatörün Firefox OS’i desteklediğini dün açıklamıştı. Bugün de Twitter resmi blogu üzerinden yapılan açıklamayla, Twitter’ın Firefox OS uygulamasını duyurdu.
Twitter bu konuda hızlı davranmış gibi gözüküyor. Böylece Firefox OS yüklü telefonlar piyasaya sürüldüğü andan itibaren Firefox OS için Twitter uygulaması Firefox Marketplace’deki yerini alacak. Bununla birlikte, Twitter’ın Firefox OS’li telefon üreticileri ile anlaşıp, Twitter’ın cihazlarda önyüklü (pre-load) olarak gelmesini de sağlayacaktır.
Firefox OS’in Twitter uygulaması yukarıdaki gibi görünecek. Bu tasarım aslında Twitter’ın iOS ve Android uygulamaları ile benzerlik gösteriyor. Home, Connect, Discover ve Me gibi yukarıda dörtlü butonlar yer alıyor.
Twitter aynı zamanda resmi blogu üzerinden yaptığı açıklamada Firefox OS için heyecanlarını da dile getirmiş. Bakalım Firefox OS, ekosistemdeki yerini nasıl alacak ve Android ile iOS gibi güçlü rakiplerinden pazar payı koparabilecek mi?
Twitter 10 milyar dolar eder mi?
İnternet sektöründe bir işin finansal değerini hesaplamak çok kolay bir iş değil. Eğer söz konusu olan geleneksel bir şirket olsaydı işiniz çok daha kolay olurdu. Bir fiziksel mağaza, bir restoran veya bir banka için şirket değerlemesi için yıllar boyunca birikmiş örnekler, somut veriler ve oturmuş gelir-gider akışı modelleri üzerinden çok daha net bir değerlendirme yapmak mümkün olabilirdi.
İnternet sektörü hem geleneksel iş modellerine göre çok daha yeni ve elimizde somutlaşmış çok az referans noktası var, hem de gelir modelleri büyük oranda sanal ekonomi üzerine kurulu olduğu için şirketin bugününü ölçmek, yarınını değerlendirebilmek için yeteri kadar veri sağlayamayabiliyor.
Twitter’ın son yatırımların ardından 10 milyar dolarlık değerlemeye ulaşmış olması da işte tam olarak bu yüzden kafalarda soru işaretleri oluşmasına neden oluyor…
Facebook’un son dönemlerin en ilgi çekici internet sitesi olduğuna şüphe yok. Sadece 1 milyara ulaşmış olan kullanıcı sayısı ile değil, Facebook Connect ile web’in artık neredeyse içine nüfuz etmiş olması bile Facebook’u bugün ekonomik olarak çok önemli bir konuma yerleştirmeye yeter. Buna rağmen daha geleneksel iş modelleri üzerinden şirket değerlemesi yapmaya alışmış olan Wall Street ne bu gerçeklerden, ne de Facebook’un finansal raporlarından etkilenmiş gibi görünmüyor, Facebook borsa da bir türlü istediği seviyeye ulaşamıyor.
Diğer bir örnek olan Apple son dönemlerde borsada biraz zorlanıyor gibi görünse de, Wall Street’in daha kolay anlayabildiği bir iş modeline sahip: Kendi teknik alt yapısını kullanarak, kendi cihazlarını satıyor. Bu açıdan bakıldığında Apple, kendi ürünlerini satan bir teknoloji firması. Yani üretiyor ve ürettiği fiziksel ürünlerin ticaretini yapıyor. Bugün bu sayede ciddi karlılığa ulaşmayı başarmış bir şirket ve borsa da bunun karşılığı görülebiliyor.
İş sadece internet üzerinde gerçekleştiğinde ise ekonomik değerini doğrudan hesaplamanın pek kolay olmadığı, ücretsiz kullanıcılar devreye giriyor. Facebook’un 1 milyar kullanıcısı var fakat bu kullanıcılardan doğrudan kayda değer bir gelir üretmiyor. Bu da daha temel hesaplara alışmış geleneksel finans dünyasında karışıklığa neden oluyor.
Wall Street Journal’dan Dennis Berman’ın Twitter’ın gerçekten 10 milyar dolar edip etmediğini tartıştığı yazısı tüm bu karışıklığın güzel örneklerinden biri oldu. Berman’ı destekleyen ve onun varsayımlarına itiraz eden pek çok yazı yazıldı.
Berman özetle ilk bakışta Twitter’ın 10 milyar dolar etmediğini düşündüğünü, fakat konuya daha yakından baktıkça bunun gerçekten çok da uzak olmadığı sonucuna vardığını anlatıyor. Fakat Berman’ın analizine yönelik eleştirilerin başında değerlemenin Twitter’ın bugünkü finansal durumu üzerinden değil, gelecekte ulaşabileceği potansiyel gelirleri üzerinden yapılmış olması geliyor. Buna göre Twitter’ın 10 milyarlık değerlemesi tamamen bir varsayım üzerine kurulmuş durumda.
200 milyon kullanıcıya sahip, 2013’te 1 milyar dolar civarında bir gelir üretmesi beklenen fakat fiziksel bir ürün satış yapmayan, reklam gelirine sahip olan Twitter’ın değeri nasıl hesaplanabilir?
Bir finans uzmanı olmamakla beraber, internet sektörünü yakından tanıyan ve takip eden biri olarak şunu söyleyebilirim ki; bugün Twitter gibi bir firmanın değerini hesaplamanın bana göre tek yolu işte bu potansiyelin gerçekleşebilecek değerini ön görebilmekten geçiyor. Bu Wall Street’in bugün kabul etmediği ama alışmak zorunda olduğu bir gerçek…
En azından önümüzdeki 10, belki 20 yıllık süreçte internet; ne demir çelik sanayi, ne turizm, ne de gıda sektörü gibi kolayca değerlemesi hesaplanabilecek bir sektör haline gelmeyecek. Somut finansal kanıtlar yerine, değerlemeler soyut ve göreceli kavramlar üzerinden hesaplanmak zorunda kalacak. “birim başı maliyet” veya “satış başı karlılık” gibi kavramlar Twitter benzeri iş modeline sahip şirket için yeterince geçerli değil.
Eğer bir restoran işletiyor olsaydınız, her 200 müşterinin size ortalama getirisini çok daha rahat hesaplayabilirdiniz ama bugün bir internet sitesinin 200 milyon kullanıcısı olması, bu sitenin kesin olarak şu kadar birim gelir üreteceğini göstermiyor.
İşi biraz daha karıştıran nokta ise, bu hesabı zor yapıya dışarıdan yatırım gelmesi. Somut olarak değerinin hesaplanması zor olan bir şirkete yatırım yapılırken gerçekleşen ticaret (para karşılığında şirket hissesi alışverişi) hangi baz üzerinden gerçekleşmeli?
Serbest piyasa ekonomisi bu noktada devreye giriyor ve alıcılar, satıcının değerini belirliyorlar. Bugün Twitter’a 10 milyar dolar değerleme ile yatırım yapanlar, Twitter’ın değerinin 10 milyar doların üzerine çıkacağını ön görüyorlar. Bu varsayımı yaparken de sadece çok sınırlı olarak somut verilerden yararlanıyorlar. Karar büyük oranda Twitter’ın potansiyeline biçtikleri değer üzerinden yapılıyor.
Twitter 10 milyar dolar eder mi? Bu sorunun cevabı tamamen sizin son derece genç olan internet sektörünün nereye doğru gideceğini düşünedüğünüze ve Twitter’ın internet sektörünün ilerlemesine en uygun şekilde ayak uyduracak şekilde yönetilip yönetilmeyeceğine dair inancınıza bağlı.
Benim kişisel görüşüme göre Twitter 10 milyar dolar eder.
Peki ya size göre?













sitedeki gül ve yalan yok kendisi gerek yüz gerekse vücut olarak çok güzel bir bayan. Yani sizi gülle görüşecekmişsiniz gibi ayaklarına getirip asıl güzelliği grup ile daha çok para koparmak için kullanıyorlar. Sorunca da ben gülün teline bakmıştım ondan benle görüştün vb bi laf ettiler.